|
poliyanna
|
 |
« : 30 Ocak 2008, 11:04:40 » |
|
Türk Milleti`nin Başına Örülen Çorap!!!
Türkiye,yüksek iç ve dış borçları ve ağır faiz yükü altında inim inim inliyor.Son beş yılda ödediğimiz toplam faiz 185 milyar dolar civarında.GAP projesinin maliyeti ise 3 milyar dolar civarında.Tam 61 GAP projesinin maliyetine eş değer milli servetimiz ellere gitmiş!!! İç ve dış borcumuz son beş yılda 450 milyar dolara ulaşmış ve son 5 yıldaki borçlanmamız daha önceki tüm dönemlerin yani 80 yılın toplamında dahi ulaşılamayan rakamlara ulaşmış.Bütün önemli fabrikalarımızı,işletmelerimizi satmamıza rağmen ortada elle dokunur bir şeyin yapıldığını söylemek mümkün değil.Hasta Osmanlı gibi olmuşuz.Osmanlı döneminde borçların faizi ,imparatorluğun tüm gelirlerinin % 25 `ine ulaştığında Osmanlı ekonomistleri ahlamaya vahlamaya başlamışlar ve gelecekten kaygı duymaya başlamışlar.Oysa ki,şu an faiz giderlerimiz yıllık bazda bir yıllık ülke gelirinin % 27,5`una karşılık gelmekte.Üstelik ahlayan vahlayan da yok.İşsizlik,gelir dağılımı bozukluğu,açlık,yoksulluk had safhada.Çiftçi,köylü ithalat sayesinde perişan edilmiş.Küçük esnaf can çekişmekte.Borçlanma maliyeti bakımından Dünya da eşimiz ve benzerimiz yok.Yunanistan yıllık %4 faizle,Pakistan yıllık %9 faizle borçlanıyor.Biz ise % 17-21 arası bir faizle borçlanıyoruz.Elimizdeki değerli yeraltı ve yer üstü kaynaklarını kullanamıyoruz ve gerekli teknolojiyi geliştiremiyoruz.Üniversite öğrencilerinin en önemli ihtiyaçlarından biri olan yurt sorununu çözememişiz ve onları tarikat ve cemaat yurtlarının kucağına atmışız.Üniversiteli gençler işsiz ve geleceğe dair güven duyamıyorlar.Bu tabloyu uzatmak mümkün. Peki,biz neyle uğraşıyoruz dersiniz??? Bu sorunları çözmekle mi? Hayır.Türban denilen bir bez parçasıyla uğraşıyoruz.Türban derdinde olan kızlarımızdan da,onları istismar eden din bezirganlarından da utanıyorum.Türbanla ilgili çok yazılar yazdım.Türbanın dini,siyasi bir simge haline getirildiğini ve aynı zamanda esaretin,erkek egemen anlayışın ve cahilliğin simgesi olduğunu dile getirdim.Kadının yüzü açıkken(yüzünde dudakları,gözleri,cildi yani albenisi olan şeyler varken) saçın kapanmasının akıl ve mantıkla izah edilemeyeceğini anlattım.Türbanın bir özgürlük olamayacağını,eğer bir özgürlükten bahsedilecekse "saça özgürlük"ten bahsedilmesi gerektiğini söyledim.Bir erkeğin(mollanın) dört karısından biri olma özgürlüğü eğer özgürlükse o zaman türbanın da bir özgürlük sayılabileceğini belirttim.İslamın ve imanın şartı olmayan ve 32 farzın içinde olmayan baş örtünmesi hurafesinin bir din emri gibi kabul edildiği takdirde;diğer din emirlerinin yani ,kadının mirastan yarı hak alması,iki kadının tanıklığının bir erkeğin tanıklığına denk olması,sopa ve el kesme cezalarının savunulmasının da gerekeceğini belirttim.Din emirlerinin laik devlette hukuk düzenlemelerinde referans alınmasının felakete yol açacağını ve din devletine götüreceğini belirttim.Üniversitelerde türbanın serbest bırakılamıyacağnı,bunun sonunun ilköğretim ve liselerde türban serbestisine daa sonra kamu hzmeti veren kurumlarda türban serbestisine gideceğini belirttim.Nitekim,bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki tüm söylediklerim doğru çıkmıştır.AKP milletvekillerinden bazıları türbanın her yerde serbest olması gerektiğini alenen dile getirmişlerdir.Olayın üniversiteyle sınırlı kalamayacağı anlaşılmıştır.Bu insanlara yapılan uyarılar ise "aman daha erken insanları uyandırmayın,kademe kademe hedefe gidelim" demekten ibarettir.AKP nin gerçek yüzü deşifre olmuştur.Kapanma korkusuyla göstermelik disiplin ve soruşturma işlemleri yapılmaktadır ,o kadar.Şeriatı bağırsaklarına kadar iyi tanıyan biri olarak şu kehanette bulunuyorum; Türban ,şeriat`ın oltasıdır.Bu oltayı yutana din devleti müstahak olur.Bugün her yerde türbanı masum bir talep gibi kabul edip serbest bırakırsak sorun bitecek mi zannediyorsunuz?Hemen peşinden namazla diriliş projesi gelecek,her yere mescit,cuma izni,çok hukuklu sistem,çok eşlilik vesaire.Herkes bir defa şunu bilmeli;şeriata serçe parmağını kaptıranın gövdesi gider.Şeriat kafasına göre;bir şeyin akla,mantığa,bilime uygun olması önemli değildir.O yüzden bu kafa utanmadan sopa ve el kesme cezasını,kadının dövülmesini bile savunmak durumunda kalır.Her şeye yalan yanlış bir kılıf bulur.Kadınların dövülmesine izin veren Nisa Suresindeki ayetten söz dersiniz,derler ki; o senin dediğin gibi değil.Ya nasıl? Efendi,incitmeden döveceksin!!!Sanki,incitmeden dövünce onur kırıcı olmuyor!!!!Bunlara, tarihte din devleti olup da bir tane demokrasi,insan hak ve özgürlüklerinin olduğu,çağdaş bir ülke örneği verin dersiniz,tek bir örnek veremezler.Derler ki;hiçbir ülkede şeriat doğru uygulanmıyor,bu uygulamalar yanlıştır.Buna en iyi cevabı şu anda Vatan Gazetesi yazarı olan Mine Kırıkkanat vermişti;"Bir din bu kadar yanlış anlaşılıyorsa o dinin kendinde bir yanlışlık vardır" demişti.Osmanlı İstanbul`u fethetmekle uğraşırken Bizans, meleklerin dişi mi yoksa erkek mi olduğunu tartışıyordu.Netice de Bizans İmparatorluğu yıkıldı.Tarihin şu cilvesine bakın ki;21 .Yüzyılda ahmakça türban denen bir bez parçasıyla uğraşıyoruz.Sanki hiç bir derdimiz,sıkıntımız yokmuş gibi.İşte o yüzden yazımın başlığındaki gibi tarihin bir döneminde bu milletin başına bir çorap örülmüştür.Bu çorap şeriat çorabıdır.Bu millet şeriatın ipoteğinden kurtulmadıkça özgürleşemeyecektir.Emile Zola,haklı olarak şöyle demişti; "yeryüzündeki en son kilisenin en son tuğlası,en son papazın kafasına düştüğünde insanlık da özgürlüğe kavuşmuş olacaktır" 21.yüzyılda,Avrupa Birliği`ne girme edebiyatı yaptığımız bu dönemde kara çarşafla,türbanla,sarıkla mı,perukla mı biz çağdaş ve özgür hale geleceğiz??? Saçına özgürlüğü değil de başına esareti savunan bu kadınlarla mı biz modern ülke olacağız?Saçını örtmek için eğitimine devam etmemeyi marifet sayan bu kafalarla mı medeniyet yolunda ilerleyeceğiz?Bu insanları bu hale ne getirdi? Kim zehirledi?Cevap Şeriat.Bizi şeriattan kim kurtarır? Sadece laik ve demokratik sistem.O yüzden Amerika`yı yeniden keşfetmeye gerek yok.Laikliğin olmadığı yerde demokrasi,insan hak ve özgürlükleri olmaz.Laikliğin olmadığı yerde zorba din devletleri olur.Laikliğin olmadığı yerde din ve vicdan özgürlüğü de olmaz.Zorla namaz,zorla oruç,zorla zekat vesaire olur.Bir şeyin değerini illa kaybedince mi anlamak lazım.? "Bu Konuya Tesekkur Eden" Uyeler 2 Kullanicilar
|