10 Ocak 2009, 05:25:08 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
  Portal   Forum   Yardım Oyun GoogleTagged Etiket iletisim Giriş Yap Kayıt  
   

Onuralperen.Net Paneli

Forum Kuralları Moderatör Başvuru Arama Yapın Görüşleriniz

Forum Kurallarını Okumadan Mesaj Atmayın
Tıklayınız


Moderatörlerde Sizler Gibi Turkpol üyeleri
Tıklayınız


Arama yapmadan Mesaj Atmayınız
Tıklayınız


Onuralperen.Net Hakkında Görüşleriniz
Tıklayınız


Konu Bilgileri
Konu BasligiKonu: Tuna
Cevap SayisiCevap Sayisi: 6 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 244 defa
Bu Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tuna  (Okunma Sayısı 244 defa)
 
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
konuskan



Administrator
------Üye Bilgileri Sr. Member
*****

Rep Gücü: 62
Rep Puanı: 30900

Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 9

Kayıt tarihi 29 Ocak 2008, 22:55:33

Nerden: izmir
Yaş: 28
Mesaj Sayısı: 325




Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar


Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« : 04 Şubat 2008, 20:29:04 »

 Güneş batalı epey olmuştu. Ay dolunaydı. Hani ufka yaklaştıkça ay da büyür insanın gözünde, işte öyle büyümüştü. Kocamandı. Kocaman, sarı bir dev yuvarlaktı. Birkaç gece kuşu uçuştular ayın önünden. Deniz çarşaf gibiydi. İnanılmazdı. Tek bir yakamoz bile oynamıyordu suda. Sanki düz durması için bir kuvvet denizin ibiklerinden tutarak gerdiriyordu. Küçük koyun karşı yakasında Georgugecu Şatosu yerden birkaç metre havada, boşlukta asılı duruyormuş gibiydi. Aslında on bir olan burçlarından yedisi sayılıyordu. Şatonun ay karanlık yüzündeki soğuk duvarlarına mıhlanmış bir pencereden içeride yanan meşalelerin alevleri denizdeki durgunluğu bozan tek şey gibi görünüyordu. Kıyıdan elli metre açıkta küçük bir ada, adanın üzerine kurulu eski, aykaranlık yüzü yosun tutmuş, altı geniş bir kaide üzerinde, yükseldikçe sivrileşen, daha çok Karahanlı Mescid-i Cumalarının minarelerine benzeyen, uzun zamandır kullanılmadığı anlaşılan bir fener duruyordu. Tam kıyıda okyanus palmiyeleri gibi denize doğru kıvrılmış, ortasında biraz, en tepesinde de genişçe birkaç daldan başka hiçbir canlılık emaresi göstermeyen ince, uzun yapraklı bir ağaç bulunuyordu. Ağacın kırık adım güneyinde ya gerçekten üst üste yığılmış, yada bir fırtınadan arta kalmış üç-beş irili ufaklı kayık kıyıda, kumların tam üzerine oturmuştu. Büyük olanından dışarıya doğru sarkan ve lime lime olmuş ağ kıpırdamadan, düşmemesi için içeriden gizli bir elin tuttuğu hissini veriyordu. Şatonun ay karanlık tarafında bir şeyler kıpırdanıyordu. Hafif bir rüzgar suyun yüzünde kalan pürüzleri kıyıya süpürmek isteyen bir el gibi esti denizden. Atı başını salladı. Rüzgar kesilince bir bağırtı duydu. Daha doğrusu konuşmanın başını duyamamıştı ama devamını duydu. Şatonun bahçesinde birisi konuşma yapıyordu. -“Magnum opus! Laus deo! Momento mori! Fac fortia et patere! Tu agnus deo!”Daha fazla dinlemedi. Anlamıştı. “Tapınakçılar” dedi fısıltıyla. Ama medeniyetten bu kadar uzakta, sahibi uzun yıllar önce ölmüş ve uzun yıllar önce terk edilmiş bu şatoda yapılan toplantı doğruydu demek. Ama ne işleri vardı burada. Yüzyıllardır ekmeklerini Müslüman kervanlarını ve hacı gemilerini soymakla çıkaran bu zavallıları buraya getiren neydi? Çok merak ediyordu bunu. Burası Osmanlı hududundan at üstünde bir günlük mesafede idi. Karadeniz’de henüz büyük bir donanma bulunduramadığından biraz anlar gibi oldu. Ama hemen atının başını ters yöne çevirerek üzengiledi. Eğer bunlar tapınakçılarsa çevreye onlarca tuzak kurmuşlardı ve kendisini fark etmeleri de an meselesiydi. I. Haçlı seferinden beri Avrupa krallarını, hatta Papa’yı bile avucunun içine alan bu şövalyeler dünyanın en gizli örgütünü kurmuşlar, Osmanlı gizli servisi de muhtemelen henüz içine sızamamıştı. Askeri güç ve stratejileri mükemmeldi. Böyle yaklaşması imkansızdı. Şatonun bahçesinde açıktan açığa yemin ediyorlarsa kendilerinden eminlerdi. Ne Macar kralı Sigismund’un ne de Avrupa devletlerinin uzun zaman ordu toplayacak halleri kalmamış, Bayezid Han’a ödemekle yükümlü oldukları vergiyi bile zor denkleştiriyorlardı. Bunları böyle cesurca hareket ettiren nedeni halen bulamamıştı. Karadeniz’le bir ilgisi vardı bunun. Kendini emniyette hissedeceği ormanlık bir alana gelene kadar at sürdü. Durdu ve çevreyi dinledi. Çıt yoktu. Zaten epey uzaklaşmıştı. Elini heybesine soktu. Son peksimetinden ısırdı. Demek birkaç gün daha sirke ile idare edecekti. Midesi ağrır gibi oldu. Başına geçirdiği siyah başlığı sıyırdı. Atından indi. Atını bir çalıya bağlayarak biraz uzaklaştı. Uzun boylu, geniş omuzlu, uylukları etli, kolları kuvveliydi. Oturdu. Sabahtan beri at üstündeydi ve dinlenmek istiyordu. Kılıcını başının altına koydu. Az önce hazırladığı dikenli çalıyı üzerine çekti. Böyle kamufle olmayı öğrenmişti sarayda. Uyudu. Gün ağarmadan uyandı. Doğuya baktı önce. Ağarmaya başlayan ufukta, henüz ağarmamış denizin üzerine birkaç karartı gördü. -“İmkansız!” dedi. “Bunlar ben uyuduktan sonra mı geldiler.” Büyük gemilerdi. Çok açıktaydılar. Öyle kıyıya sandalla falan gelinebilecek mesafe değil, zor seçmişti gözleri. Siyah uzun saçları nemden yapış yapıştı. Uğraştıysa da göremedi milliyetini gemilerin. Gözlerin ovuşturdu. Yok. Göremedi. Saçarını karıştırdı. Kaşıdı. Çarıklarını çıkardı. Ayak yalın durduğu tepenin kayalık ucuna kadar gitti. Baktı, kara kısrak orada. Kendisi hissetti hemen ve homurdandı, başını salladı. Başını ardındaki dağa çevirdi. Birkaç gün önce çevresini dolanarak buraya gelmişti. Epey yukarıda bir mağara gördü. -“Nasılsa bir zaman daha buralıyız.” Dedi. Aşağıya indi. Atına bindi. Yattığı yerde bıraktığı çarıklarını alarak yavaş yavaş tepeye çıktı. Döndü baktı. Şato görünmüyor ama şatoya ulaşılabilen tüm açık alan görünüyordu. Gemiler ya Batum, ya Trabzon’dan olmalıydı. Yoksa bu kadar büyük gemi Osmanlı suyunu, hele Balta Mehmet Paşa’yı aşıp da buraya gelmesi mümkün görünmüyordu. Düşünmeden duramıyor, uzun yıllardır yaptığı bu gizli iş sayesinde beyne giren bütün bilgileri düşünüyordu. Birden gözlerin sonuna kadar açtı. Yay gibi gerilmiş, nefes alamıyor gibi titriyordu.-“Sakın!” dedi. “Sakın bunlar….” Korktuğu başına gelirdi. Hemen Hakan’a ulaşmalıydı. Hemen yola çıkmalıydı.

Tesekkur Listesi Bos.
Logged

sonmohikan


------Üye Bilgileri Full Member
***

Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 100


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 10

Kayıt tarihi 04 Şubat 2008, 10:37:16

Nerden: istanbul
Yaş: 36
Mesaj Sayısı: 161





Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar


Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #1 : 04 Şubat 2008, 22:26:11 »

emege saygı teşekkürler
Logged
konuskan



Administrator
------Üye Bilgileri Sr. Member
*****

Rep Gücü: 62
Rep Puanı: 30900

Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 9

Kayıt tarihi 29 Ocak 2008, 22:55:33

Nerden: izmir
Yaş: 28
Mesaj Sayısı: 325




Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar


Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #2 : 05 Şubat 2008, 09:42:19 »

teşekkürler Karizmatik
Logged

By cengo


------Üye Bilgileri Jr. Member
**

Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 0


Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 12

Kayıt tarihi 06 Şubat 2008, 16:39:54

Nerden: turkpol.net
Yaş: 17
Mesaj Sayısı: 61




TURKPOL.NET ONURALPEREN.NET


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar


Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #3 : 07 Şubat 2008, 18:36:52 »

ben bunun hepsini okuyamam gözlerim acıdı
ama paylaşım için cook tşkr
Logged

(onuralperen.net/forum)
Memoli



Administrator
------Üye Bilgileri Full Member
*****

Rep Gücü: 10
Rep Puanı: 5120



Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Üye ID: 1

Kayıt tarihi 18 Aralık 2007, 00:11:55

Nerden: Turkey
Yaş: 34
Mesaj Sayısı: 139





Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar


Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #4 : 17 Şubat 2008, 12:22:36 »

teşekkürler eline emeğine sağlık
Logged


Forum İçeriğimiz Ziyaretçilere Kapalıdır
 
 VeYa 


Forum İçeriğimiz Ziyaretçilere Kapalıdır
 
 VeYa 


Forum İçeriğimiz Ziyaretçilere Kapalıdır
 
 VeYa 


Forum İçeriğimiz Ziyaretçilere Kapalıdır
 
 VeYa 

emre_ardahanlı


Ziyaretçi

Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #5 : 08 Mart 2008, 07:36:31 »

teşekkür ederim emeğine sağlık
Logged
poliyanna



Administrator
------Üye Bilgileri Hero Member
*****

Rep Gücü: 64
Rep Puanı: 30890

Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Üye ID: 2

Kayıt tarihi 19 Aralık 2007, 11:10:14

Nerden: hatay
Yaş: 27
Mesaj Sayısı: 770




Administrator


Aktiflik

Deneyim
Seviye
Kötü İtibar

WWW
Durumum:



Uyarı Puanı:
%0
« Yanıtla #6 : 17 Mart 2008, 00:00:28 »

teşekkür ederim emeğine sağlık
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  

||| GoogleTagged |||
GoogleTagged: laus deo

 
Gitmek istediğiniz yer:  

Smf Kardeşliği.Com
smf.gen.tr aracılığı ile SMF kullanan siteler arasında yaptığımız SMF Kardeşliği listemizi görmek ister misiniz?

Bu site SM Forumlar Birliğinin Üyesidir
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Bu Sitedeki Ozel Mesajlar PmSpy 1.2.0 Ile Denetlenmektedir
Webmaster © By MeMoLi
Sitemap
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
www.onuralperen.net,mizah,youtube,video,ödev,yıllık plan,günlük plan,planlar,makale,hikaye,şaka,fıkra,kocakafalar,flash oyun,animasyon,şiir,öss,tus,üds,kpss sınav,sonuçlar Güvenlik Tarayıcısı
İp Adresiniz: Bağlantı Bilgileriniz: Konumunuz: Sistem Bilgisi:
38.103.63.60 CCBot/1.0 (+http://www.commoncrawl.org/bot.html) [Sisteme Kaydedildiniz!]